Pazartesi, Haziran 28, 2004

Sağlık Görevlileri Sahaya SAYI 28

SAĞLIK GÖREVLİLERİ SAHAYA NASIL DAVET EDİLİR

* "Oolm evladım bi koşu geliver... Görüyorsun işte adam kıvranıyor
9 takla attı... " manasında sağ elle çok ciddi düdük öttürülür,  sol el havaya kaldırılıp avuç içine dooru iki hareketle gel işareti verilir.

* Tabii her zaman saalık görevlileri olmayabilir...
Örneğin bir kaç komşu köy arasında düzenlenen "Turşu Suyu Kupası"
ya da ne biliim "Gazoz Kapağı Kupası" gibi bişii de sakatlanma olursa naapılır? Bööle durumlarda hakem şööle bir seyirciyi süzer.
Seyirciler arasından bir kardeş:
"Çekilin ben saalık görevlisiyim" diye aşağı iner. Duruma bir bakar.
Burada Sağlık görevlisinin işi biraz zordur.  Tüm dikkatler üzerindedir.
Olayı yumuşatması şarttır. Çünkü bir grup insan kavga etmek için bahane aramaktadır.

* Ya lafı gelmişken söyliim, bu saha içi sağlık arabaları hiç tutmadı bence. Üreten araba şirketi de batmıştır herhalde. Ya da hepsini golf arabasına çevirmiştir... 

* Bi de saha içine absürt davetler yaşanır: "Abi biz biliyozda mı müdehale ediyoruz! Bak hakem de seni çağırıyor... Kırma bizi... Bak biz de senin maçında oynamayız..." diye utangaç sağlık personeli sahaya davet edilir.

* Bazıları da hakkat "Davetiye" bekliyor sanırsınız...
Ööle saha kenarında süzülür. Çok isteksizdir.

 
SAĞLIK GÖREVLİLERİ TİPLERİ

a) Forma olarak beyaz önlükle gelenler:
Bunlar genelde sağlık sektöründe çalıştıklarından dolayı gurur duyan tiplerdir.
Beyaz önlük onların simgesidir. Ve bundan vazgeçmek istemezler.
Yavaş yavaş sayılarında çok büyük azalma vardır.
Muayene etmeden müdahale etmez.

b) Eşofman ve spor çantayla koşanlar:
Bunlar çalıştıkları sektörü yani futbolu ön planda tutarlar.
Biz bundan ekmek yiyoruz. Bööle giyinmemiz dooru diye düşünürler.
En popüler olanı bunlardır.
Sporcunun yanına yalnız gelmeyi severler.
Çantalarının üzerinde reklam taşıyanları bile vardır.
İki fıs fıs (soğuk su) sıkarlar.
Sanki o su büyülüymüş gibi, futbolcu eskisinden daha hızlı koşar.

c) Eşofman (Nedense daha çok eşortman deriz ama) tipi sağlık forması giyenler.
Tıpkı yeni ambulans personellerinin giydiği gibi,
rahat ve fosforlu formalar giyerler.
Modern yaklaşımlarda bulunurlar.

- Abi modern yaklaşım ne onu anlayamadım?
Sanki saha içinde MR mı çekiyorlar?
Psikolojik sorunları olan futbolcuya terapi mi yapıyorlar?
'Bak numara yapma! Ahlaklı ol!
9 takla atarak seyirciyi kışkırtma' diyerek futbolcuyu mu uyarıyorlar? Ne yani abi?
Saçmalamışsın yani sonunda?

Çarşamba, Haziran 09, 2004

Portekiz Eurocup2004 SAYI25

PORTEKİZ  Örokap 2004

Bu sene büyük bir tesadüf eseri Portekiz 2004 Avrupa Kupası'na katılan tüm takımlar Avrupa Kıtasından geliyorlar. Her sene olduğu gibi bu sene de tek bir kupa verilecek olması kupaya katılan tüm takımlarıdaha bir hırslandırdı, bir hırslandırdı anlatamam. Şimdi kupayı yerinden sıkı takip eden muhabirimiz için Lizbon'a bağlanıyoruz:
- Evet Şebdettin orda havalar nasıl?
- Abi bildiğin gibi işte.
- Nasıl bildiğim gibi ya?
- Abi senle komşu sayılırız. Aramızda iki sokak var. Ne diye bana havaları soruyorsun?
- Ben Lizbon'da havalar nasıl diye soruyorum, sen Lizbon'da diil misin?
- Yok abi, İstanbul'dayım. Buradan takip ediyorum.
- Nasıl ya?
- Abi beni şutladılar.
- Niye?
- Biliyorsun en son basın toplantısına gideceğimin haberini vermiştim...
- Eeee!
- İşte orda UEFA Başkanı Lennart Johansson'a soru sormak için parmak kaldırdım.
- Evet...
- "Size üç sorum var efendim" dedim. "Bir; Sizce bir takımın maçı kazanması için karşı takımdan daha fazla gol atması yeterli bir kiriter midir? İki; Uefa daha adil bir sonuç elde etmek için ne gibi çalışmalar yapmaktadır? Üç; En son ne zaman ayaklarınızı görebildiniz?"
- Ne?
- O da öyle dedi? Ama İngilizce "What?" dedi.
- Hı?
- İlk iki soruda afallayan Ferguson, üçüncü sorumda iyice dumura uğradı. Onun kilo problemine değinmem en çok yardımcılarını kızdırmış olmalı. Beni apar topar sınır dışı ettiler abi!
- Ee şimdi naapıcaksın?
- Abi zamanında bizim gazetecilerde yapmış ya. Yok Londra'dan bildiriyorum, Yok Atalanta'dan bildiriyorum diyip evlerinden haber yapmışlar. Biz de öyle yapalım.
- Def ol! Def ol! Def ol! Şebdettin!
 
Takımları Tanıyalım Letonya:
Daha nesini tanıycaz adamların ... Nerdeyse akraba olduk heriflerle...
Tüm akıl sağlığı yerinde olmayanların favori gösterdiği Letonya'nın daha nesini tanıtıcaaz bilemiyorum... Bizi bi güzel düdükleyen Letonya'yı hepimiz yakından tanıyoruz... Neredeyse akraba olduk adamlarla... Neyse hiçbir şansları yok işte... O kadar!

Çarşamba, Haziran 02, 2004

Porto Şampiyon Fener Ligine SAYI 23

PORTO Şampiyon FENERBAHÇE Ligine

 
Porto'nun kupayı alması üzerine Bağdat Caddesine arabayla fırlayanFenerbahçeler korna öttürerek bu başarıyı kutladı.Bu Fenerbahçe taraftarının 2000 sonrası yaşadığı ilk Avrupa Kupası Maçı sevinciydi.
 
Benim anlamadığım:
1- Fenerbahçe bu senehiç avrupa maçı oynamadan UEFA sıralamasında 3.250 puan alıpiki sıra yükseldiğinde neden fenerbahçeliler Avrupa sevinci yaşamadılar?Arabalarına atlayıp kornalarına basmadılar?Bu başarı da Fenerbahçe'nin Porto'nun zaferiyle tur atlaması gibi,havadan gelen bir Avrupa başarısı diil mi?
 
2- Bu taraftar bu olaya bu kadar sevinirse, Fenerbahçe Avrupa'da bi gıdım başarı elde ederse n'apar? Şimdiden kum torbolarını balkonlara yığmaya başlayalım...