Pazartesi, Ekim 25, 2010

Gülme Duvarı Altıncı Sayı Mayıs Mayıs 2009

GÜLME DUVARI






Nası Ya?


Maldivler’e ilk insan ne zaman uçmuştur diye sorsam? Cevap olarak üç bin küsür yıl önce desem…

Mesnevi’yi okuyorum… Eser’in 1000. beyitinde enteresan bişii var… Mevlana’nın bu hikayesi bilindik;

Hz. Süleyman’a dair bir hikaye ki Hz. Süleyman’ın filmi çekilse sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi efektlerine sahip filmi olur derim hep… Düşünsenize, cinlere rüzgara ve hayvanlara hükmeden bir kralın filmi… Bir gün yanına bir adam gelir nefes nefese (dudakları morarmış, yüzü sararmış): “Be be ben, sasa sa sanırsam Azrail’i gördüm… Ba ba bana bi tuhaf bakıyordu” der… Hz Süleyman bu adamın haline acır, adam gerçekten korkmuştur ve yardımcı olmak ister… Adam onu uzaklara uçurmasını ister… Süleyman Nebi, rüzgara emreder ve adamı Hindistan’ın güneyinde bir adaya yollar…. Bu ada ya Sri Lanka ya da Maldivler olabilir… Ama Kudüs’e göre Sri Lanka Hindistan’ın öbür tarafında kalıyor… Haliyle Maldivler olma olasılığı çok yüksek… Hz Süleyman Azrail’i çağırır ve niye o adama öfkeyle baktığını sorar, Azrail “Öfkeyle bakmadım şaşkınlıkla baktım, Allah onun canını almam için beni Hindistan’ın güneyine yollamıştı… Burada görünce şaşırdım” der…


Yazarın dip notu: Mesnevi'yi üç ayrı kitaptan okuyoruz... Lakin ben en çok Abdülbaki Gölpınarlı'nın "Mesnevi Tercemesi ve Şerhi" kitabını beğendim... Mevlana'nın ne kadar çok okuduğunu, Aristo'yu, Eflatun'u ve bir çok mitolojik hikayeyi bilmesinden anlıyoruz...

Ne Gibi?

Uzmanlar “gevşer gönül yayları” aylarına girdiğimizden dolayı bizi uyarıyorlar... Doğa gezginleri için de yaylaları gezme ayları diyebiliriz... Kışın dağın tepesi, yazın dağın eteği makbuldür bu müptela kardeşler için, evcimen kardeşler için ise düğün dernek aylarının başladığını haberdar etmek sanırım yersiz… Arkadaş, eş, dost düğünlerine davetler başladı... Kendi düğünün biraz daha farklı olmasını ister her genç yürek… Farklı bir mekan kullanmak, ünlü konuklar çağırmak… Düğünde atraksiyon peşinde koşarlar… Birbirlerine şarkı söylemek isterler, farklı bir dans, farklı bir tema… Lakin her düğün birbirine benzer… Çünkü düğünün sponsoru genç dostlar diil, amcalar, dayılar, dedeler, ninelerdir… Ebeveynler öncelikle onların konforunu düşünür… Siz bişiileri değiştirecek güçte diilsinizdir…

Ne Diyorsun?

Ben çok az da olsa bu engelleri aştım ve mesela nişan’ımda eşime şu şarkıyı söyledim:

y i n e de o y n a r m ı s ı n

Hava olsam civa olsam

Hepten bomboş bi adam olsam

Felçli olsam Yatalak olsam

Yine de oynar mısın benimle

Yine deee oynar mısın

Yine dee oynar mısın

Soliter olsam Fri Sel olsam

Unutulmuş Amiga oynu olsam

Strateji olsam ama tek diskete sığsam

Yine de oynar mısın benimle

Yine deee oynar mısın

Yine dee oynar mısın

Berbat dans etsem ama sahneye ilk çıkan olsam

Halay çekerken halayı bozan olsam

E, durmadan ayaana bassam

Yine de oynar mısın benimle

Yine deee oynar mısın

Yine dee oynar mısın

Hile yapsam taş çalsam

Sen kazanmaya başladıında çamura yatsam

Oyunun en zevk aldın yerinde- Bıraksaaam

Yine de oynar mısın benimle

Yine deee oynar mısın

Yine dee oynar mısın

Kötü espriler yapıp seni sıksam

Doğuştan salak olsam

(Hani şarkıcı doğuş var ya! İşte ondan)

Anlıycaan öküz olsam

Ulan hala oynar mısın benimle

Kime diyom! oynar mısın benimle

Yine deee oynar mısın Hüüüüooop

Yine dee oynar mısın

Doktorculuk oynar mısın benimle

Evcilik oynar mısın benimle

Benimle oynar mısın

Benimle oynar mısın

“Pardon Bülent Ortaçgil abi!... Bak seni seviyoz da yazıyoz bööle !... Yanlış anlama yani...”

Etiketler: